Simav

Simav ile İlgili Diğer Önemli Bilgiler:

Simav Belediye Başkanı: Kasım Karahan | Simav İsminin Anlamı | Simav Yaren Teşkilatı | Simav Tarihi | Simav Çayı | Simav Sunta | Simav Videoları

Simav, Kütahya’nın bir ilçesi. İl merkezinin 147 km. kuzeybatısında yer alan ilçe merkezinin nüfusu 25.677, köyler ve beldelerle beraber ise 76.210’dur.

Bilinen en eski adı Synaos’tur. Simav çevresinde yerleşen ve adı bilinen en eski halk, Frigler’dir. Daha sonra Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar, Romalılar ve Bizanslılar Simav yöresine hâkim olmuşlardır. Roma İmparatorluk döneminde uzun süre Simav’da sikke basılmıştır.

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde belirttiğine göre “Germiyanoğlu Beyi Babık, Simavna adlı Rum Kralının elinden aldığı için Simav derler. Bir rivayete göre de Simav (Gümüş suyu) anlamına gelir. Hakikaten suları gümüş gibi berraktır.”

Yaygın bir söylentiye göre Türkler Simav’a 6 Mayıs 1073 Salı günü girmişlerdir. 1340’ta Germiyanoğlu Mehmet Bey zamanında ise, Simav kesin olarak Türk topraklarına katılmıştır. Germiyanoğlu Beyi İkinci Yakup’un vasiyeti üzerine 1429’da Kütahya ile birlikte Simav da Osmanlılara geçti.

Fatih döneminde Simav, Abdullah-i İlahi gibi bir din ulu’sunun ve onun yakın dostu Emir Buhari’nin feyz dağıttığı bir yer olarak gelişmiş medreselere sahipti. Simav medreselerinin son ünlü öğrencisi Ali Süavi (1839-1878), son değerli müderrisi ise Simavlı Arif Efendidir.(1850-1944)

Simav, 1867 yılında belediyelik olmuş, 1868’de ilçe statüsüne kavuşmuştur.

Kurtuluş savaşının başlarında Simav’da Reddi İlhak adındaki Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluşu Binbaşı İsmail Hakkı Bey’in gayretleriyle gerçekleşir. Çok geçmeden Cemiyetin merkezi Uşak olmuş ve adı da Kuvay-i Milliye’ye çevrilmiştir. İlk Büyük Millet Meclisi’nde mebus olarak görev alanlardan biri de Simavlı Yusuf Cemil Bey’ dir.Kurtuluş savaşında yunan askerinin karargah kurduğu bu ilçede simav halkı hiçbir etkinlik gösterememiştir.

Doğa ve ekonomi

Simav, özellikle Eynal Çitgöl ve Naşa Kaplıcaları ile ünlü bir jeotermal tesisi merkezidir.

İç Anadolu’ya yakın bir konumda olmasına rağmen geçiş ikliminin özelliği ile bol ormanlara sahiptir. Bu yüzden kerestecilik önemli bir uğraştır. Ormanlarında genellikle kestane ağaçları ve çam agaçları boy göstermektedir. Daha sonra Susurluk nehri adını alan akarsu da Simav’da; Simav Çayı olarak başlar. zamanında Emet ilçesine bağlı iken simav milletvekili ve ilçe siyasilerinin gayretleriyle simav ilçesi sınırlarına alınan Krater gölü ve çam ormanıyla Gölcük, ilçenin önemli doğa güzellikleri arasında yer alır.

Eğitim durumu

Simav adeta bir eğitim kampüsü gibidir. Eğitim alt yapısı oldukça gelişmiştir. İlköğretim okullarının yanısıra bir adet Özel Nadir İlköğretim okulu, Nurullah Koyuncuoğlu Anadolu Lisesi, Anadolu Öğretmen Lisesi, Anadolu Ticaret Meslek Lisesi, Anadolu Kız Meslek Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi, Cumhuriyet Lisesi eğitime önemli katkılar sağlamaktadır. Dumlupınar Üniversitesine bağlı olarak ilçede faaliyet gösteren Simav Teknik Eğitim Fakültesi ve Simav Meslek Yüksekokulunda yaklaşık 3000 öğrenci eğitim görmektedir. Simav Teknik Eğitim Fakültesinde Mobilya ve Dekorasyon Öğretmenliği ve Talaşlı Üretim Öğretmenliği bölümlerinde eğitim ve öğretim devam etmektedir. Simav Meslek Yüksek Okulunda Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama, Elektrik, Elektronik Haberleşme, Endüstriyel Elektronik, Organik Tarım, Bankacılık ve Sigortacılık, İşletme, Muhasebe ve Pazarlama programlarında eğitim ve öğretim sürdürülmektedir. Ülkemizde Fakülte bulunan ender ilçelerimiz arasında Simav’da yer almaktadır.

Simav DAĞI

Şairlerin pehlivan dağ dedikleri türden bir dağdır Simav Dağı.Doğu-batı istikametinde kilometrelerce uzar gider. Kent bu dağın kuzey yamaçlarına anaç tavuğun kanatlarına sığınır gibi sokulmuştur. Nemli havası doğayı adeta köpürtmüş, yeşile boğmuştur. Çok yerde Simavlılar Kentlerine Yeşil Simav der.

Simav Dağı Yeşilin, sarının, kızılın, kestane renginin bütün tonlarını sonbaharda sergiler. ender tabloların sıra sıra dizildiği bir sanat galerisi gibidir. Her mevsimde Simav hangi köşeye baksanız, doyumsuz güzellikler ile karşılaşırsınız. Kısacası Simav, görücüye çıkan bir genç kız gibi sürüp sürüştürmüştür.Coğrafi konumu, tarihi gelişimi ve sosyolojik yapısı ile Ege’nin çok tipik bir kentidir.

Simav dört tarafının dağlarla çevrili oluşu, Batı Anadolu’yu içe, Marmara’yı Eğe’ye bağlayan ikinci derecedeki yolların kavşağında yer alması Simav’a stratejik önem kazandırır. Kısacası Simav; tarihi, folkloru, doğa güzellikleri, gelenek, ve yaşama biçimi ile İç Batı Anadolu’nun ilginç bir yöresidir.

[nggallery id=1]

Yeryüzü Şekilleri

Simav, Kütahya İlinin yeryüzü şekilleri bakımından tipik bir bölgesidir. İlin bölgeleri İç Anadolu krateri göstermesine karşın; Simav dağ ve ovalarının yerleşimi bakımından tam bir Ege Bölgesi görünümündedir. Bir yerde İç Batı Anadolu eşiği Simav’dan başlar. Simav bölgede yer alan dört yükselti arasında bir çöküntü alanını oluşturur. Akdağ, Egrigöz, Şaphane Dağları ve Simav Dağı’nın ortasında Simav Grabeni olarak adlandırılan çöküntü ovası denizden 800 m. yüksekliktedir. Simav akarsu havzası olarak da çeşitlilik gösterir. Burası üç havzanın yer aldığı ender bölgelerdendir. Bu yüzden de vadilerle yer yer parçalanmıştır.

22 Ekim 2003 tarihinde yapılan 14. genel nüfus sayımına göre Simav şehrinin nüfusu 28.415 kişi, köylerde ise 81.553kişi olmak üzere 109.968 kişi yaşamaktadır. 47 köy, bir 21 belde bulunmaktadır. Simav il merkezine 147 kilometre uzaklığı ile Kütahya’ nın en uzak ilçesidir. Hizmetlerinin daha hızlı gerçekleşmesine vesile olacağına inanan yöre halkı bazı dönemlerde “İl” statüsüne geçmek için Ankara’ ya girişimlerde bulunmaktadır.

Simav 1.557 km² coğrafi alan ile Kütahya’ nın % 13’ ünü oluşturur. Kilometrekareye 70 kişi düşmektedir. Deniz seviyesinden 825 metre yükseklikte Manisa, Balıkesir, Bursa, Uşak illeri sınırında yer alır.

Simavın Tarihçesi

Bugün Simav’ ın milattan önce 4 binli yıllarda SUNAUVA – SYNAUS adında şehir kalıntısı üzerine kurulduğu bilinmektedir. Hititler, Frigler, Doğu Roma (Bizans) dönemlerinde SYNAUS (Simav) ve ANKYRA (Boğazköy) olarak tarihi zamanların iki yerleşim birimi, kurutulan Simav Gölünün güneydoğusu ve kuzeybatısında varlıklarını devam etmiştir.

Milattan önce 1200 yıllarına kadar Abaitler adına bir halk yaşarken Trakya’ dan ve Çanakkale boğazından yöreye Frig oymakları gelip yerleşti. Sonrasında Doğu Roma (Bizans) hakimiyetin de kalan Simav ve çevresi 1113 yılında Edremit – Kırkağaç bölgesinden Kütahya – Eskişehir’ e yardıma dönen Selçuklu Kumandanı EMİR MUHAMMET tarafından Simav Çayı vadisinden gelinerek fethedildi. Bu Fetih dönemi uzun sürmedi tekrar Bizans’ ın eline geçtikten192 yıl sonra Germiyan Beyliğinin kurucusu 1. Yakup Bey 1305 yılında Alaşehir’ i fethetmeye giderken Simav Gölü kıyısında ordusunun atlarını dinlendirdiği tarih kitaplarında kayıtlıdır. 1305 yılında fetihte, Bizans’ ın kiraladığı İspanyol Katalan askerlerinin Erdek’ ten gelişi ile son bulur. Germiyanoğlu Çağaşan Mehmet Bey’ in 6 Mayıs 1327 tarihinde SİMAV ve KULA’ yı Katalanlardan kesin şekilde fethetmesiyle Türk Hakimiyeti başlamıştır..

Mehmet Bey’ in oğlu Süleyman Şah, komşu beylik Osmanlılara dost geçinmek, Karamanoğullarının düşmanlığından da korunmak için kızı Devlet hatun’ u Osmanlı Padişahı 1. Murat’ ın oğlu Yıldırım Beyazıt’ e verdi. (Yıl 1381) Kızının çeyizi olarak Kütahya, Tavşanlı, Emet ve SİMAV’ ı Osmanlılara verip kendi KULA’ ya çekildi. Süleyman Şah’ ın yerine geçen 2. Yakup Bey Simav’ ı tekrar geri aldıysa da 1390 yılında Yıldırım Beyazıt, kayın biraderinin üzerine giderek onu yenmiş ve İPSALA kalesine hapsetmiştir. 1402 yılında Ankara Savaşında Timur’ a yeniden Yıldırım Beyazıt’ ın ülkesi tekrar eski beylere verildiğinde 2. Yakup Germiyan beyliğinin başına geçer, Simav’ da beylik topraklarındadır.

Germiyanoğlu 2. Yakup bey 1428 yılında Edirne’ deki Osmanlı padişahını ziyaretle ölümü halinde ülkesini vasiyet ettiği söylenir. Çünkü yerine geçecek erkek evladı yoktur. 1429 yılında vefatı ile Germiyan ülkesiyle birlikte içinde yer alan Simav’ da Osmanlılara bağış olarak geçmiştir.

Ünlü dilbilgini Şemsettin Sami’ ye göre Simav 1812 yılında ilçe olmuş ve Kütahya Sancağı’ na bağlanmıştır. Merkez nüfusu 5 bin, kaza nüfusu 32.662’dir ve 125 köy bağlıdır.

Daha sonra Simav Derebeylerinin Padişah’ a asker ve vergi vermemesi üzerine kaza statüsünden düşürülen Simav 1866 yılında aşırı yağışlarla taşan Simav gölü sayesinde afet bölgesi ilan edilmiş, Bursa Valisi Ahmet Vefik Paşa Simav’ a gelerek gölün su seviyesini düşürmüş ve 1867 yılında Belediye Teşkilatının, 17 Şubat 1868 tarihinde Kaza (İlçe) statüsüne geçmesini sağlamıştır. İlk Kaymakam İstanbul’ dan tayinle gönderilen HALİL KAMİL Bey olmuştur. 1921-1922 yılları arasında Yunanlılar tarafından 3 kez işgale uğrayan Simav 4 Eylül 1922 tarihinde kurulmuştur.

Simav için 2 cevap

  1. […] yazılan yorumlarından birisi gerçekten çok ilgi çekiciydi. “Simavlı Genç” rumuzuyla yazan okuyucumuz, Ses Ver Simav yazısına yaptığı […]

  2. […] yazılan yorumlarından birisi gerçekten çok ilgi çekiciydi. “Simavlı Genç” rumuzuyla yazan okuyucumuz, Ses Ver Simav yazısına yaptığı […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: