Teşkilat dayanaktır, dayanmaktır

Her şeyin bir şekli var. Biz onu o şekliyle biliriz. İnsanın ve yönetimin şekil aldığı yerdir teşkilat. İnsandan şekil alır ve insanı şekillendirir. İnsan unutmaktan müteşekkildir. Hafızası yoksa yönetilmekten başka çıkışı (çare değil) yoktur. Yönetmeye talipse bir hafıza oluşturmalı ve hafızasını zorlamalıdır. İşte bu hafızanın oluştuğu sorumluluk alanına teşkilat diyoruz. Buraya sadece sorumlu insanlar girebilir ve buradan sadece sorumsuz insanlar çıkabilir.

Milli hafızamızı yokladığımızda adeta “saraydan kız kaçırma” hadisesi canlanır gözümüzde. Üç kıtada at koşturan sultan bir sabah saraydan kaçırılarak bir daireye hapsedilir. Ve çadıra gönderilme tehdidiyle dairenin dışına çıkartılmaz. Dairede oturmak, attan inip eşeğe binmek gibi sultanı çilelere sürükler. Bunun böyle gitmeyeceğini anlar ve ata oynar.

“Bana bir dayanak gösterin dünyayı yerinden oynatayım” bilinciyle dayan(m)ak için teşkilatını kurar. Kurmak en zor iştir. Çünkü zihinde yol almak gerekir. Bunun için hafızasını zorlar. Bir kere başarılan bir daha neden başarılmasın der ve işe koyulur. İşe koyulmak var olmanın ilk hareketidir. Bu hareket, önce küçümsenir, alaya alınır. Sonra hafif uyarı derken ikazlar, baskılar ve yasaklamalar birbirini izler. Bu fasit daireden kaçış (çare) yolu her zaman var olduğundan bu yapılanlar sultan için sinek vızıltısıdır sadece. Yok etmek isteyenler ise, düşünceyi yok edemedikleri için düşünürü (sultanı) yok etmeye çabalarlar.

Bu arada sahte sultanlar çıkar(ılır), çünkü fotokopi ucuzdur. Fotokopi teşkilat kurmak daha da ucuzdur. Zaten dayan(m)ak için değil, yaran(m)ak için kurulmuşlardır.

Ne de olsa yarası olan gocunacaktır. Bu dayanılmaz hadise karşısında teşkilat bir kez daha dayanıklılığını gösterir. Teşkilat insanı dayandıkça, teşkilat dayanak olur, dayanak oldukça da insanın ayakları kay(dırıl)maz. Birbirine arka çıkar, arkadaş olur, güvendikçe kardeş olur. Biz teşkilatta kalmaya dayandığımız sürece teşkilat bize dayanaktır. Ve görürüz ki; Uhud dağı gibi bizi içine alır. Ve Uhud bizi sevdiği gibi, biz de Uhud’u severiz. Kimse bu sevgiye karşı dayanamaz. Dayan(m)ak isteyen kendini (teşkilatta) bulur. Bulan kazanır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: